Yahya Kemal’den Sessiz Gemi ve Arkasındaki Aşk Hikayesi

by:

SANAT/TARİHSon EklenenlerYAŞAM

Herkese merhaba! Bugün hepimizin bildiği bir şiir olan Sessiz Gemi’nin arkasındaki aşk hikayesinden bahsedeceğim.

Genç Bahriyeli Nazım Hikmet, hafta içi Heybeli’de okuyor, hafta sonları ise ailesinin yanına geliyordu. Yahya Kemal Beyatlı’dan da şiir dersleri alıyordu. O zamanlar Nazım’ın annesi Cemile hanım ile babası Hikmet beyin araları kötüydü. Bu mutsuz evlilik, Cemile Hanım’la Yahya Kemal Beyatlı arasında başlayan bir aşk ile daha da mutsuz bir hal aldı. Nazım’ın şiir derslerinden sonra, Cemile Hanım ile Yahya Kemal sanat ve edebiyat hakkında uzun sohbetler ediyordu. Aralarında başlayan bu aşkında tetiklemesiyle, Cemile Hanım evliliğini sonlandırdı. Bu aşk dedikoduları Bahriye’de yayılmasıyla beraber, Nazım Hikmet şu cümleyi öğretmeninin paltosunun cebine bırakır:

Bu not üzerine Yahya Kemal korkar ve kendini geri çeker. Cemile hanıma duyduğu büyük aşk, onu bir türlü korkularını yenmeye ikna edememiştir. Bu büyük aşk sona ermiş ve yolları ayrılmıştır.

Cemile Hanım adadan vapurla ayrılıp İstanbul’a dönerken Yahya Kemal şu dizeleri yazmıştır:

Artık demir almak günü gelmişse zamandan,

Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;

Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.

Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,

Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.

Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu!

Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu!

Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;

Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.

Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden,

Birçok seneler geçti; dönen yok seferinden.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir