Van Gogh: Krizi ve Otoportresi

Herkese merhaba. Bugün sizlere herkesçe bilinen Van Gogh’un ünlü krizinden ve bu krizden sonra kulağı sargılıyken çizdiği otoportresinden bahsedeceğim. Van Gogh’un yalnız hayatını bilmeyen kalmadığı için bu geçirdiği kriz aslında yine yalnız kalması yani terk edilmesi ile bağlantılı. Hikayenin tamamı için okumaya devam edelim!

Krizin Hikayesi

Van Gogh sonunda arkadaşı olduğu için çok mutluydu. Peki kimdi bu arkadaşı? Ünlü Fransuz ressam Gaugin.

Gaugin

Ama uzun süreli yalnızlıktan sonra biriyle beraber yaşamanın zorluğunu tabii ki hissediyordu. Aralarında resmi nasıl yapacakları bir tartışma konusuydu. Van Gogh yaşamdan bir resim yapmak isterken, Gaugin hafızadan bir resim yapmayı tercih ediyordu.

Gaugin, Van Gogh’un resimlerine minicik bir eleştiri yapsa bile Van Gogh hemen umutsuzluğa kapılıyor ve Gaugin’in kendisini önemsemediğini ve ona değer vermediği hissine kapılıyordu. Gaugin’in kadınlar tarafından tercih edilmesi ise onu etkileyen başka bir etkendi.

Gaugin ise Van Gogh’un bu ruh halinden çok bunalmış, ziyarete geldiği için pişman olmuş ve birkaç hafta içinde Paris’e dönme planları yapmaya başlamıştı. Bir kez daha yalnız kalmak istemeyen Van Gogh, bu düşünceye bir ustura ile karşı çıkınca, Gaugin eve geri dönmek istemedi ve geceyi bir otelde geçirdi.

Bu duruma çok sinirlenen Van Gogh, bir sinir krizi geçirir ve kulağını keser. Ertesi sabah neredeyse kan kaybından ölmek üzereyken bulunur. Hastaneye götürülür ama ne yazık ki Gaugin onu hastanede ziyarete bile gelmeden Paris’e doğru yola çıkar.

Kulağı Sargılı Otoportre

Bir yılbaşında yalnız kalan Van Gogh, kriz sonrası görünümünün resmini yapar. Yukarıda da resimde gördüğünüz gibi bir kulağı sarılıdır ve gözlerini uzaklara dikmiştir. Melankolik düşünceleri arasında adeta kaybolmuştur. Eğer yüz ifadesine bakarsak bir kararlılık durumunun hakim olduğunu görebiliriz.

Peki bu kararlılık nedir?

Yaşadığı onca zorluğa rağmen resim yapmaya devam etmesidir bence.

Peki bu eser nerede sergilenmektedir?

Eseri, Londra’da bulunan The Courtauld Gallery’de görebilirsiniz!

Hikayeyi beğendiyseniz ve böyle hikayeleri daha çok okumak isterseniz yorum bırakmayı unutmayın!

Esenlikle kalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir