Piramit Kitap Yorumu

by:

KİTAPSon EklenenlerYAŞAM

   Herkese merhaba! Bugün sizlere Nobel Edebiyat Ödülü kazanmış bir yazarın sınıf bilincini sorgulatan ve anlatan bir eseri ile geldim; William Golding’ten “Piramit”. Daha çok “Sineklerin Tanrısı” ve “Geçiş Ayinleri” kitapları ile bilinen William Golding, Nobel Edebiyat ve Man Booker ödüllere sahiptir ayrıca. Piramit adlı eseri ise kendi yaşamından izler taşımakla birlikte bizi II.Dünya Savaşı öncesi sıkıntılı İngiltere zamanlarına götürmektedir. Katı bir toplumsal hiyerarşiye sahip, kısaca herkesin kendi konumunu -ne yazık ki- bildiği bir kasabada başlar hikayemiz. Bir bakıma baş karakterimiz Oliver’ın gençlikten yetişkinliğine geçişini izliyoruz diyebiliriz. Oliver büyüdükçe sınıf kavramını daha derinlemesine görmek ve hissetmek zorunda kalmıştır; biz de onunla birlikte görüyoruz ve hissediyoruz. 1967’ de kaleme alınan bu eseri incelemeye başlayalım o zaman.

   Eserimiz üç öyküden oluşmaktadır. İlk bölüm, ana karakterimiz Oliver’ın, Oxford’u kazanmadan önceki son yazını içermektedir. Bir kızdan hoşlanan Oliver, o kızın üst tabakadan biri ile görüştüğüne şahit olur. Tam olarak kavrayamasada yavaş yavaş sınıflar arasındaki uçurumu görmeye ve hissetmeye başlar. İleride bu anları düşündüğünde tabakalaşma kavramının aslında ne kadar da yakından gördüğünü fark edecektir. İkinci bölüm ise Oxford’da geçirdiği birinci dönemden sonra eve dönüş yolunda yaşadıklarını anlatmaktadır. O küçük ve kapalı mahallesine geri dönünce ebeveynlerinin üye olduğu derneğin oyununda sürpriz bir biçimde rol almaktadır. Üçüncü öykümüz ise yetişkin Oliver’ın hikayesi. İki çocuğu ile mahallesine dönen Oliver, geçmişi yad ediyor ve bazı eski hikayeler aklına geliyor. Geçmişe dönük yorumları ve keskin ifadeleri ile birlikte, en ufak şeyde dahi tabakalaşmanın İngiliz toplumunda ne denli yer edindiğini bağır bağır ifade etmektedir. Ve kitabın adı olan “Piramit”i bize bütün çıplaklığıyla gösteriyor.

   Eseri okuyunca bazı şeylerin ne yazık ki değişmediğini göreceğiz. 21. yüzyılda hala bu denli tabakalaşmanın evrensel bir sorun olduğunu düşünen insanlardanım. Ne yazık ki bu sorunu da çok uzun bir süre çözebileceğimize inanmıyorum. Ben bu kitabı Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlarından okudum. İngilizce aslından Armağan İlkin tarafından çevrilen kitap 223 sayfa. Ayrıca Modern Klasikler Serisi’nin 54. Kitabı. Herkesin okuması gereken bir kitap bence, ama üniversiteye başlamadan önce okunsa çok daha iyi olur diye düşünüyorum. Nedeni ise bazı şeyleri görünce şaşırmayın diye!

   Keylifli okumalar! 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir