Muğla Gezi Rehberi: PART 1 – DATÇA

by:

TÜRKİYE

Herkese merhaba! Muğla yazı serimize hoş geldiniz! Yazımızın birinci kısmı Datça Yarımadasını ve orada gezilecek yerleri kapsayacaktır. 

Öncelikle Datça ismi nereden geliyor?

Efsaneye göre eskiden Datça’da hüküm süren kral, topraklarını iki çocuğu arasında paylaştırmak ister. Oğlunun adı Dadya, kızının adı Bedya’ymış. Kral, yarımadasının doğusunu oğlu Dadya’ya verirken, batısını kızı Bedya’ya vermiştir. Günümüze Dadya ismi Datça olarak gelirken, Bedya ise Betçe olarak gelmiştir. Datça’ya gittiğinizde bazı yerlerde Betçe tabelası görebilir veya halkına nerede olduğunuzu sorduğunuzda bazen Datça bazen de Betçe cevabını almanız oldukça normaldir.

Datça’ya nasıl gidilir?

Datça İstanbul’dan arabayla 8-9 saat sürmektedir. Datça Merkez’e giden otobüsler de bulunmaktadır. Uçakla gitmek için iki seçeneğiniz var. Birincisi önce Bodrum Havaalanına gidip oradan feribota binmek, ikincisi ise Dalaman Havaalanına gidip, oradan Datça Merkez’e giden otobüslere binmek.

! Datça’ya arabayla gidiyorsanız, Datça yolu üzerinde Deniz Cafe’ye uğrayıp, sedirlerin üzerinde ormanın içinde gözleme ve taze sıkılmış portakal suyu içebilir, kendinizi Datça’nın sakinliğine gitmeden alıştırabilirsiniz.

Datça’da Gezilecek Yerler

1- Eski Datça

Eski Datça, Datça Merkez’in biraz daha gerisinde kalan, size Alaçatı sokaklarını hatırlatan bir yer. Gerek binaların eski yapısı, gerek renk uyumları ve insanı, kendinizi sakin ve huzur dolu bir dünyada hissetmenizi sağlayacaktır. Sokaklarında gezerken, gazozcularına bir uğramayı unutmayın. Meyveli gazozlarını denemelisiniz.

2- Can Yücel Sokağı ve Evi

Can Yücel, Datça’nın önemli bir sembolü. Can Yücel’in yaşadığı ve birçok eserini yazdığı ev de Datça Merkez’de Can Yücel sokağında yer alır. Maalesef ki evin içine girip gezemiyorsunuz. Kapısına kadar gidip kapısında yer alan şiirlerini görebilirsiniz.

3- Palamutbükü

Burası Türkiye’nin en uç noktası olmakla beraber, en temiz denizimize sahip ve Datça’dan yaklaşık 20-30 dakikada gidebileceğiniz bir koy. Aslında burası market, kasap, fırın, bakkal vs. bulunan birçok ihtiyacınızı karşılayabileceğiniz küçük ve sakin bir kasaba. Halkı oldukça konuşkan, canayakın ve güvenilir. Denizi daha önce hiçbir yerde görmediğiniz kadar temiz. Daldığınızda denizin içinden 500 metreye kadar dibi ve ileriyi görebilirsiniz. Plajı taşlık ve bu sayede denizde her zaman dibi görebiliyorsunuz. Taşlık olması sizi yanıltmasın. Palamutbükü diğer taşlı plajların aksine yassı taşlar bulundurur. Hatta bu taşlar kimi sanatseverler tarafından toplanıp, boyanıp, üstüne resim çizilip, buzdolabı süsü, anahtarlık veya değişik objeler olarak akşamları kurulan sanat sokağında satışa sunuluyor. Palamutbükünde akşam yemeği saatinden sonra kurulan sanat sokağında birbirinden güzel el işi takılar, buzdolabı süsleri, anahtarlıklar, tablolar, rüzgar çanları gibi şeyler satılıyor. 

4-Knidos Antik Kenti

Knidos Datça’nın en uç noktası olan Palamutbükü’nün de uç noktası. Güneş buradan batıyor ve bu yüzden buraya gün batımına yakın gitmenizi öneririz. İçeri girişler 19.00’da sonlanıyor. Bu yüzden biraz erken gitmenizi, içeriyi gezerken gün batımını beklemenizi öneririz. İçerisinde küçük bir antik tiyatro ve eski Yunan’da ticaret limanları bulunmaktadır. İçerisinde bir de kule bulunmaktadır. Eğer biraz tırmanmayı göze alırsanız, gün batımını burada izlemek oldukça güzeldir.

Ufak bir not: Yolda giderken yola iyi bakın çünkü kaplumbağalar görebilirsiniz 🙂

5- Gerence Koyu

Gerence Koyu çok minik bir koy olmakla beraber, Palamutbüküne 3 dakika mesafede, turunculu-kırmızılı minik taşların bulunduğu, denizin parıldadığı bir cennet. Yanınıza yiyecek-içeceklerinizi, şemsiye, sandalye vs. eşyalarınızı alıp bütün gün güneş ve denizin keyfini çıkarabilirsiniz. 

Datça’nın başka hangi büklerini tavsiye ediyoruz?

Palamutbükü’ne oldukça yakın konumda olan, Hayıtbükü, Ovabükü, Kızılbük’e arabayla gidebilirsiniz. Bunlara ek olarak yat turlarıyla gezebileceğiniz (arabayla gidemeyeceğiniz) koylar da bulunmaktadır.

Datça’da nerede kalabilirim?

Öncelikle kalmak istediğiniz yere karar vermeniz gerekiyor. Datça oldukça büyük bir yarımada dolayısıyla ne tarz bir tatil yapmak istediğinize göre seçenekleriniz değişecektir. Eğer ben merkezde olmayı seviyorum diyorsanız, Datça Merkez’de Oğuz Otel’de veya Datça Beyaz Ev Otel’de kalabilirsiniz. Eski Datça’da eski taş evlerden birinde kalmak isterseniz Datça Yağhane Butil Otel’i tercih edebilirsiniz. Ama biz merkezden uzak küçük yerleri daha çok seviyoruz. Bu yüzden bizim tercihimiz Palamutbükü’nde konaklamak. Palamutbükünde size nasıl tercih ettiğinize göre iki yer önereceğiz. Eğer ben yemek yapmakla uğraşamam, deniz ve güneşin keyfini çıkarmak istiyorum diyorsanız, sahilde bulunan Ceylan Motel’de konaklayabilirsiniz. Deniz kenarında şezlongları ve hemen arkasında restoranı bulunuyor. Yemek yerken denizden gelen dalga sesini dinleyebilirsiniz. İkinci seçenek ise biraz daha ucuz bir tatil tercih edenler için geliyor: Duru Apart. Sahibi bir hanımefendi. Oldukça temiz ve içinde her türlü ihtiyacınızı karşılayabileceğiniz mutfak eşyalarını bulabilirsiniz. Denize 100 metre yürüme mesafesindedir. Ek olarak kontrol edebileceğiniz, temizliğine güvendiğimiz yerler: Giritli Apart, Bük Pansiyon, Sahil Butik Otel.

Datça’da ne yemeli, ne içmeli?

Datça’ya geldiğinizde artık bir Ege şehrinde olduğunuzu hatırlatırız ve bu yüzden kesinlikle Kabak Çiçeği Dolması’nı denemelisiniz. Ceylan Motel’in Kabak Çiçeği Dolması’nı beğeneceğinizi umuyoruz. Ayrıca Datça Merkez’de bulunan birbirinden değişik mezeleri olan ve kumların üzerinde masaları olan Maradona restoranı tercih edebilirsiniz.

Datça Merkez’de Bademo Cafeye gitmenizi tavsiye ederiz. Bademli kahvesini yani BADEMO’yu denemenizi öneririz. DİKKAT! Fotoğrafını görünce bile canınız çekebilir.

Datça bizim her yaz tatillerimizde muhakkak uğradığımız bir yerdir. Sessiz ve sakin olması bize iyi geliyor ve kendimizi tam olarak dinlenmiş hissediyoruz.

Sormak istediğiniz bir şey olursa, bize her zaman yazabilirsiniz!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir