Leyla’nın Evi Kitap Yorumu

by:

KİTAPSon EklenenlerYAŞAM

Herkese merhaba! Zülfü Livaneli sevgimi anlamış olmanız gerekir! Romanlarına, yazı stiline ve kurgularına hay-ra-nım! Sizlere yeni bir Zülfü Livaneli kitabıyla geldim: Leyla’nın Evi. 2006 yılında çıkan bu romanının türü maceradır. Konusu nedir?

Boğaz’da Bosnalılar Yalısında doğup büyüyen bir kadın: Leyla. Yalının yeni sahibi, Ömer Cevheroğlu tarafından sokağa atılır. Ömer, oldukça zengin ve güçlü biridir. Orada doğup büyümesi ile bütün mahalleyi tanıyan Leyla Hanım’ı gazeteci Yusuf, Cihangir’deki evinde ağırlar. Yusuf, kız arkadaşı Rukiye(sahne adıyla Roxy) ile beraber yaşamaktadır. Roxy, Almanya’da peep showlarda modellik yapmış ve hip hopla da uğraşmıştır. 

Kitapta Leyla’nın hakkını arayışı ve çaresizliklerinin etrafında aslında Yusuf, Rukiye, Ali Yekta Bey, Ömer Bey gibi karakterlerinde bakış açılarını ve geçmişlerine değinir. 

‘Ev’ üzerine kurulmuş bir roman diyebiliriz. 

Birbiriyle yaşayan bu insanların, nasıl farklı hayatlara ve tarzlara sahip olduğunu görmek oldukça şaşırtıcı. Karakterlerin hepsi birbirinden farklı.

Peki, güçlü ve zengin bir iş insanının hakkını yediği Leyla Hanım’ı kimse dikkate alacak mıdır? Haklı bile olsanız eğer gücünüz yoksa adaleti sağlayabilir misiniz?

Hatırlarsanız Stefan Zweig’ın hayatından bahsettiğimiz yazıda, Zweig’ın bir sözünü de eklemiştik.

Ancak bu dünyada adaletin haklıdan değil, güçlüden olduğunu daha sonra anlayacaksın.

Bu kitap, bu sözün romanlaştırılmış halidir diyebiliriz.

Kitap aynı zamanda toplumsal düzeni, fesatlığı, kıskançlığı ve kin duygularını vurgular. Toplumdan dışlanmayı o kadar güzel resmeder ki, vay be dersiniz. İnsanların içten içe tuttuğu kinleri ve fesatlıkları o kadar güzel anlatır ki, işte bu dersiniz.

Kısacası insanlara, topluma, güçlü ve güçsüze, adalete ve sisteme bakış açılarımızı etkileyebilecek bir kitap!

Herkese iyi okumalar!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir