Kâtip Bartleby Kitap Yorumu

by:

KİTAPSon EklenenlerYAŞAM

“Yapmamayı tercih ederim.”

   Herkese merhaba! Bugün Can Yayınları serisinden olan başka bir kitap ile devam edeceğiz. Bir önceki yazımızda bu serinin başka bir kitabı olan Kısa Klasikler serisinden “Polikuşka, Mutlu Olma Sanatı, Kriton ya da Görev Üstüne” adlı kitapları incelemiştim. Bugün ise klasik roman türünde başyapıtlardan biri olarak kabul edilen Moby Dick’in sahibi Herman Melville’nin Katip Bartleby kitabını inceleyeceğim.

Yaşadığı dönemde çok kısıtlı bir çevrenin tanıdığı ve bildiği Herman Melville 1891 yılında doğup büyüdüğü New York şehrinde hayata gözlerini yummuştur. Amerikalı yazar için denilecek tek şey belki de “öldükten sonra keşfedildi”. Moby Dick kitabı bir Amerikan klasiği kabul edilmekle birlikte yazarımız öldükten 30-40 sene sonra keşfedilmiştir. Bir diğer eseri olan Katip Bartleby ise kült kısa öykü türünde kendini kabul ettirmiştir. Bu kitabı tek kelime anlatır mısınız diye sorarsanız verebileceğim cevap hemen hazır; yapmamak. 19. Yüzyıl New York’unda Wall Street’te bir avukatın yazıhanesinde katip olan Bartleby, bir şeyi yapmamayı tercih etmesi ile patronunu delirtmeye başlamıştır. Patronun nasıl başa çıkacağını bilmemesi, bu kitabın diğer bir konusudur. 63 sayfalık bu kısa öykünün beni bu kadar düşündürebileceği asla aklımın ucundan geçmezdi. Öyleyse kitabımızı incelemeye başlayalım.

   Pasif direnişe farklı ve etkili bir çerçeveden bakan kitabımız ilk olarak 1853 yılında yayınlanmıştır. Kitabın konusu ise çok basit aslında. Wall Street’te küçük bir avukatlık bürosu olan orta sınıf bir avukat ve onun üç çalışanı… Davalar o kadar ilgi çekici değil ve büro da o kadar hareketli değil aslında. İşlerin yoğunluğu sebebi ile yanına bir kişi alıyor ve bütün hikaye burada başlıyor işte.  Katip Bartleby, ilk başlarda sessiz ve işini yapıyor. Bu iş veren için hoş bir durum tabii ki. Bu arada unutmadan, hikayeyi büromuzun sahibi anlatıyor. Her neyse, bir süre sonra işler değişiyor demiştim yazının başında işte orası burası! Bir süre sonra durup dururken Katip Bartleby ona söylenilen işleri yapmamaya başlıyor. Bunu gerçekten nazik bir dille yaptığını söylemek isterim. Bir şey isteniyor, yapmamayı tercih ederim. Bütün diyaloglar bu şekilde gerçekleşiyor. İlk başta işveren bunun geçici bir durum olduğunu sansa da, bir süre sonra daha çok “yapmamayı”, “çalışmamayı”, hatta bir süre sonra “yememeyi” tercih etmeye başlayacaktır. İşverenimiz bir süre sonra gerçekten ne yapacağını şaşırır. Katip Bartleby masasında oturur ve hiçbir şey yapmaz! Karşısındaki insana neden sorusunu sordurtmayacak bir şekilde “yapmamayı tercih ediyorum” der. Ve konuşma biter. Bir süre sonra hem çalışanlar hem işverenler karşısında bu durum can sıkısı bir hal alır. Çalışanlar ona kızgın olmakla birlikte bir süre sonra hayran olmaya başlarlar. Çünkü düşününce adam yapmıyorum der ve yapmaz. İşte her şey bu kadar basit olur! 

   Ben bu kitabı Can Yayınlar Kısa Klasikler serisinden okudum. Serinin 6. Kitabıdır. Katip Bartleby, okuduğum ilk zamandan beri zihnimi meşgul eden bir karakter oldu. Yaşamasını istediğim bir karakter oldu diyebilirim. Bu kısacık kitabın zihnimi meşgul etmesi ve beni huzursuz etmesi ne kadar başarılı olduğunun bir kanıtıdır aslında! Bu kitabı İngilizce aslından Kaya Genç çevirmiştir. Sonradan keşfedilen Herman Melville’nin bu kitabını bir solukta okuyacağınızdan emin olabilirsiniz.

   Keyifli okumalar!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir