Kapanmayan Yara: Belene Kampı

by:

SANAT/TARİHSon EklenenlerYAŞAM

Herkese merhaba! Hepimiz Yahudilere yapılan ayrımcılığı biliyoruz. Kampları, hikayeler, filmleri ve kitaplarından haberdarız. Peki hiç Türklerin uğradığı ayrımcılıktan ve Türklerin kapanmayan yarası olan Belene kampını duydunuz mu? Bu yazımızda gelin tarihin karanlık sayfalarına beraber göz atalım.

Belene Kampı

Belene Kampı Tuna nehri kenarında bir adada bulunur. Belene Adası diye de anılır. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra rejim muhalifleri için kurulan bir kamptır.

Hem Bulgaristan başbakanı hem de Bulgar Komünist Partisi Merkez Komitesi Birinci Sekreteri olan Todor Jivkov tarafından açılmıştır. İlk zamanlarda çeşitli suçlardan dolayı hüküm giymişlerin kapatıldığı bir yerdi.

Peki daha sonrasında ne oldu?

1980’li yıllarda Bulgaristan’da yaşayan Türk kökenli vatandaşlar için bir asimile süreci başladı. Bulgaristan’da yaşayan Türk vatandaşları adlarını ve soyadlarını değiştirmeye zorlandı.

Kimliklerinden vazgeçmeyen halk direniş yapsa da baskılar sonucu bir kısmı hayatını kaybederken bir kısmı zorunlu olarak kimlik değiştirdi.

Direnen ve değiştirmemekte ısrar eden Türkler, Belene Kampına yollandı.

Bu kişiler belli kanunlar karşısında suçlu bulunanlar değildi. Askerlerin ve komünist partinin keyfine göre gönderildi.

Peki, Belene kampında ne oldu?

Belene kampında ne olmadı ki? Üst düzeyde fiziksel şiddet, tecavüz, açlık ve psikolojik şiddet.

Belene kampında 8 bin kişi ölmüştür ve çoğunun cesetlerinin yeri dahi bilinmemektedir. Tuna nehrine atıldığı ya da toplu şekilde bir yerlere gömüldüğü düşünülmektedir.

Kamp, 1989’da Todor Jivkov’un görevden alınması ile kapatılmıştır.

Umarız ki tarihte yaşanan bu yaralar bir daha asla tekrar etmesin!

Eğer izlemediyseniz, Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu filminde de bu kamp ve Bulgar Türklerinin o zamanki rejime karşı direnişleri de anlatılmaktadır.

Esenlikle kalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir