DECAMERON Kitap Yorumu- Giovanni Boccaccio

by:

KİTAPSon EklenenlerYAŞAM

Decameron, yani anlamıyla “on gün”. 1348-1353 yılları arasında yazılan eser sadece ilk hikaye örneği olmanın dışında 14. yüzyıl batılı hayat tarzını bütün “çıplaklığıyla” anlatan tarihi bir belgedir. Bazı çevreler tarafınca eser “ilk hikaye örneği” ve yazarı Giovanni Boccaccio “ilk hikayeci” olarak kabul edilir. Yazı olarak Latincenin kullanıldığı 14. yüzyıl İtalyası’nda, başyapıtı olan eseri halk ağzıyla, yani İtalyanca yazarak bir devri başlatmıştır. Bu kitap ile günlük yaşam biçiminde gerçekçi gözlemler aktarmış hem de İtalyan dilinin sonraki aşamalarına kaynak oluşturacak bir düz yazı düzeni kurmuştur. Kendisi çok büyük bir yazar. Bu şaheseri dünya edebiyatına armağan ettiği için kendisine teşekkür etmek istiyorum.

   Biraz da kitap hakkında konuşalım. Eser on gün boyunca on kişi tarafından her gün birer öykü anlatması ile toplamda yüz öyküden oluşur. Öyküleri anlatan karakterlerin ve adlarının bir öneminin olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Önemli olan öykülerdir. 7 kadın ve 3 erkek olduklarını bilmek yeterli olacaktır. Her günü bir kral yada kraliçe yönetir ve kurallar koyar. Mesela bir kraliçe der ki; “herkes en sevdiği hikayeyi anlatsın”, başka bir kraliçe başka bir gün “zor bir duruma düştükten sonra mutlu bir sona ulaşabilmeyi başaranları” anlatın ya da başka bir gün kral der ki ” kadınların canlarını kurtarmak ya da sevdalarını kurtarmak için kocalarına yalan söylemelerinden” bahsedin der ve diğer kişiler bu kurallara uymak zorunda kalır. Bence konsept çok güzel ve farklı. En başa dönecek olursak, yazar kitabın başında der ki; “Sevenlerin, özellikle seven kadınların acılarını hafifletmek için yazdım bu kitabı”. Hatta kitabın bir bölümünde uzun uzun okuyucu ile dertleştiğini söyleyebilirim!

   Decameron, gelişmekte olan Fransa burjuvazisinin, işleri nedeniyle sık sık uzak ülkelere giden kocalarının dönüşünü beklemekle bir ömür tüketen kadınlar için yazılmıştır. Veba salgınından kaçmak için bir araya gelen bu 10 kişi, önce Fiesole dolaylarında bir evde ve sonra şatoda kalırlar. Bir şey daha, ilk gün ve dokuzuncu gün isteyen istediği her türlü hikayeyi anlatmakta özgür 🙂

  Halk dilinde yazılan bu esere durmadan “şaheser” demeden kendimi alamıyorum. Her gün bir günü okuyup 10 günde bitirmeyi planladığım bu kitabı, soluksuz bir şekilde yedi günde bitirdim. “Özgün” kavramının bir kitapta nasıl olduğunu öğrenmek istiyorsanız hemen bu kitaba başlamınızı tavsiye ederim. 

Türkçe olarak okumak istersek iki seçeneğimiz var, onun dışında olan yayınları pek tavsiye etmiyorum: 

Birincisi Rekin Teksoy çevirisi ile Oğlak Yayınları, 

İkincisi ise Nevin Yeni çevirisi ile Alfa Yayıncılık (Ciltli). 

İyi okumalar dilemeden önce son bir not, eğer okursanız bülbül hikayesine dikkat etmeyi unutmayın 🙂

Keyifli okumalar!

One Reply to “DECAMERON Kitap Yorumu- Giovanni Boccaccio”

  1. […] gibi özellikleri de kitabın ana sayfasında rahatça görebilirsiniz. Mesela Decameron kitabı. Bu kitabın incelemesini sitemizde yapmıştık zaten. Gelin şimdi hem ana sayfasını inceleyelim hem kitabı sayfamıza […]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir