Dante and Virgil in Hell – William Adolphe Bouguereau

 Herkese merhaba! Bugün yine harika bir sanat yazısı ile karşınızdayız. Fransız akademik resmin usta ismi William-Adolphe Bouguereau’ya Prix de Rome ödülünü kazandıran çok çarpıcı bir eser ile karşınızdayım; İngilizcesi “Dante and Virgil in Hell”, Türkçesi “Dante ve Virgil Cehennemde”. 

Az önce söylediğim Prix de Rome ödülü hakkında bilgi vermek isterim. Prix de Rome ödülü 1663 yılından beri Louis XIV tarafından verilmeye başlanmış bir sanat bursudur. Ödülü kazanan kişiye Roma’da belirli bir süre eğitim ve kalma hakkı verilirken yanında da maddi yardım sağlanmaktadır. 1803 yılına kadar burs kategorisinde resim, heykel ve mimari bulunan bu ödüle müzik de eklenmiştir. 1850 yılında yaptığı bu muazzam eser ise ressamımız Bouguereau’ya Prix de Rome ödülünü kazanmasını sağlamıştır. O dönemlerde yeniden yükselişe geçen Dante sevdasından Bouguereau fazlasıyla etkilenmiş ve onun tuvalinde hayali bir Dante sahnesi yaratmasını sağlamıştır. Bu kadar çok genel bilgiden sonra artık esere geçelim, ne dersiniz?

   Bu eser Bouguereau’nun İlahi Komedya’ya yaptığı düşsel bir ziyaretten yola çıkmıştır aslında. Dante’nin bu ünlü eseri 3 bölümden oluşmaktadır; araf, cennet ve cehennem. Bu tablonun nereyi resmettiğini kolaylıkla anlayabiliriz, cehennem. Eser, dokuz katlı cehennemin sekizinci katını resmediyor. Sekizinci katta ise çoğunlukla din sömürücüler, hilekarlar, hırsızlar ve ikiyüzlüler var. Resmin ön planında iki çıplak erkeğin ölümüne mücadele ettiğini görüyoruz. Bunlardan biri simyacı olan Capocchio’dır. Capocchio’yu boynundan ısıran kızıl saçlı kişi ise ölü bir adamın kimliğine el koyup hile ile miras gasp etmeye çalışan Gianni Schicchi. Burada gerçekten ölümüne bir mücadeleden söz ediyorum.

Eserde arkada iki kişi gözükmektedir. Kırmızı şapkalı ve yelekli kişi Dante’dir. Diğeri ise defne yapraklı tacı olan Virgil’dir. İkisinin birlikte cehennemin katlarını gezerken çok garip sahneler gördüklerine eminim ama en çok etkilendikleri sahne burası olsa gerek! Özellikle Virgil fazlasıyla etkilenmiş görünüyor 🙂

Ve onlara gerçekten çok rahatsız bir şekilde bakan bir zebani, şeytan, ya da öcü, siz ne derseniz artık. Onları kontrol etmekle birlikte gördüğü manzaradan baya mutu diyebiliriz. Ee tabii işi bu 🙂 

Bu muhteşem eserin sonuna geldik. Eser her yönü ile ilgi çekici, özellikle renk tonlarıyla bu resme bakan herkesi bir kez daha bakmaya sevk ediyor. Eğer yolunuz Paris’e düşerse, eser Orsay Müzesinde bulunmaktadır. Bu pandemi dönemlerinde ne zaman yolumuz düşerse bilemiyorum ama umarım en yakın zamanda bu eseri görme fırsatı yaşarız 🙂

Sanatla Kalın!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir