Çavdar Tarlasında Çocuklar Kitap Yorumu

by:

KİTAPSon EklenenlerYAŞAM

   Herkese merhaba! Bugün sizlere ara ara yasaklanmış, adından fazlasıyla söz ettiren bir kitap ile karşınızdayım; Çavdar Tarlasında Çocuklar. İngilizce adı “The Catcher in the Rye” olan eser ülkemizde ilk olarak Gönülçelen adı ile daha sonra Yapı Kredi Yayınları tarafından Çavdar Tarlasında Çocuklar adı ile yayınlanmıştır. Eser ilk olarak 1951 yılında İngiltere ve Amerika’da basılmıştır. Jerome David Salinger’in başyapıtı olan eser Modern zamanların başyapıtı olarak değer görmektedir. Kitabın giriş ve kapanış cümleleri, çoğu edebiyat dergisi ve örgütleri tarafından sıkça en iyiler arasından gösterilmektedir. Peki bu kitabı bu kadar iyi yapan nedir? Baş karakterin tutumu, düşüncesi ve hayata bakışı cevabını veririm ben buna. Baş karakterimizin adı Holden Coulfield’tır. Kendisi 16 yaşındadır ve her şey okuldan atılması ile başlar. Evine gitme kararı alan Holden’ın başına 4 günde başına egzantrik şeyler gelmektedir. Ama her şey bununla sınırlı değildir tabii ki de, o toplumdan dışlanmanın keyfine varan ender birisidir. Her şeyin farkındadır ve bundan zevk almaktadır. Bu aşamada kitabı biraz daha derinlemesine incelemeye başlamak isterim.

   Baş karakterimiz Holden, aslında bir anti kahramandır. Dönemin şartlarına kafa tutmaktadır aslında. Kendisine marjinal bile diyebiliriz. Holden’ın okuldan atılması ile başlıyor hikaye, eve dönmek zorunda olduğu bir dönemde dönmek yerine New York sokaklarında dolu dolu 4 gün yaşamayı tercih ediyor. Ve gerçekten başına gelmeyen kalmıyor diyebiliriz. Bu günler hikayenin tamamını oluşturmaktadır, bu süre zarfında okulunu, çevresini, tanıştığı yeni insanları, yaşadığı yurttaki insanları ve hoşlandığı kızları analiz etmeye onlarla konuşmaya başlıyor. Aslında çalışıyor demek doğru kelime diyebiliriz çünkü gerçekten hiçbirinden hoşlanmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. İnsanlardan ve düzenden bol bol şikayet etmektedir. Sisteme bol bol yakınır, insanların ezilmesine gerçekten katlanamaz bunu söylemek isterim. Ve insanların kendini gerçek benliklerini yansıtmadığı için de şikayet etmektedir. 16 yaşındaki bu kişiyi memnun etmek kısaca imkansızdır. 

   Karakter ile gerçekten tanıştığınız bir kitap diyebilirim. Rahatlıkla neyi sevdiğini, neyi sevmediğini söyleyebilirim. Hangi filmleri veya hangi şarkıları da sevip sevmediğini söyleyebilirim. Kız kardeşine ne kadar düşkün olduğu gibi hangi kitapları tercih ettiğini de biliyorum. Bazı kaynaklarda bu kişinin Salinger olduğu da söylenmektedir ama buna katılmak pek istemiyorum. Ben Salinger’ın arkadaşı olmasını istediği biri yarattığını düşünüyorum. Bununla ilgili kesin bir bilgi yok ve asla bilemeyeceğiz. Doğrusu öğrenmekte pek istemiyorum, güzel bir kitap ve güzel bir eser her zaman sırlarla dolu olmalıdır 🙂

   Eseri okuduğunuz zaman çevrenizde veya kendinizden bazı şeyler bulacağınıza eminin. Sizin de gerçek hayatta insanların samimiyetsiz olduğunu fark ettiğiniz zamanlar oluyordur buna eminim. Bu kitap ile aslında o anlarda neler yaşadığınızı kendi gözlerinizle bir daha görecek ve hissedeceksiniz. Unutmadan, kitabın birinci bakış açısından kaleme alındığını söylemek isterim.

   Bu eser zaman zaman Amerika Birleşik Devletlerinde yasaklandı, ama bazen ise bütün okullarda okutuldu, öyle bir kitap işte! Ben bu kitabı Yapı Kredi Yayınlarından okudum. İngilizce aslından Çoşkun Yerli tarafından çevirilen kitap 198 sayfa. Bu kitaba okumak için ayırdığım süre ise bir hafta diyebilirim. Acele etmeden okumanızı istediğim bir kitap doğrusu. Bir kitap incelemenin daha sonuna geldik, düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin! 

   Keyifli okumalar! 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir