Bir İdam Mahkumunun Son Günü Kitap Yorumu

by:

KİTAPSon EklenenlerYAŞAM

‘Bir kitap okudum, bütün bakış açım değişti’ cümlesini bana yaşatan kitap!

Herkese merhaba! Ben yine bir Fransız Edebiyatı Klasiği ile geldim! Aranızda Fransız kültürünü ve edebiyatını sevenler muhakkak vardır! Bugün ki kitap yorumu ise, herkesin bildiği bir yazar olan Victor Hugo’nun Bir İdam Mahkumunun Son Günü adlı kitabıyla geldim. Detaylara gelin beraber bakalım.

Bir İdam Mahkumunun Son Günü neyi anlatıyor?

İdamı bekleyen bir adamın dilinden yazılmıştır. Cinayet suçundan yargılanan ve 5 hafta boyunca ölümü bekleyen biri. Ölüm duygusu, korku ve merhamet duygularını oldukça iyi aktaran bir eser. Ölüme günden güne yaklaşan bir adam ve düşünceleri anlatılıyor. Yaşadığı korku ve karmaşa o kadar iyi yansıtılmış ki, adeta o adam olursunuz. Onun gibi hissedersiniz. Öleceğinizi düşünürsünüz. Okurken o olmaktan, acaba kaçabilir miyim gibi düşünmeyi asla bırakamazsınız. Kitap aynı zamanda bir psikolojik roman değerindedir. 

İdamı ‘devrimlerin yok edemediği tek şey’ olarak dillendiren Hugo, önsözde bu görüşlerini bir manifesto havasında okuruna anlatıyor. Sonrasında ise kısa bir piyes ile devam ediyor. Adeta okuyucuyu birazdan okuyacağı bu içli hikayeye hazırlıyor.

Sizinle kitaptan birkaç cümleyi paylaşmak istiyorum; 

İki seçenek var:

İlki ailesi, ebeveyni, bu dünyada kimsesi olmayan bir insan. Bu durumda hiç eğitim almamış, kimse ona aklını ve yüreğini geliştirmesi için özen göstermemiştir; o zaman bu bahtsız öküzü hangi hakla öldürüyorsunuz? Onu tutunacak bir dalı, bir hamisi olmadan sokaklarda süründüğü çocukluğundan dolayı cezalandırıyorsunuz! Ona kendi dayattığınız dışlanmışlığın suçunu yüklüyorsunuz! Bahtsızlığının suç işlemesine neden olmasını sağlıyorsunuz! Kimse bu cahil adama ne yaptığını öğretmedi. Hatası kendinin değil, kaderinindir. Bir masuma darbe indiriyorsunuz.

Veya bu adamın bir ailesi vardır; o zaman boynunu kestiğiniz darbenin sadece onu öldürdüğünü, babasının, annesinin, çocuklarının bu durumdan hiç etkilenmediğini mi sanıyorsunuz? Hayır. Onun kellesini uçururken bütün ailesini de öldürüyorsunuz…

Benim oldukça sevdiğim bir bölümünü paylaştım! Bu kitabı herkes ama herkes alıp okumalı. 

Kitap ayrıca Hugo’nun ne kadar çağının ötesinde bir düşünür olduğunu da kanıtlıyor!

Hugo’nun bir diğer eseri olan Notre Dame’ın Kamburu’ndan bahsettiğimiz yazı için buraya tıklayabilirsiniz!

Herkese iyi okumalar!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir