An’ın Resmedilişi: Lady Jane Grey’in İnfazı

   Herkese merhaba! Bugün sizlere İngiliz Kraliyetinde en kısa süre tahta kalan ve ne yazık ki idam sonucu öldürülen bir kraliçenin tablosunu anlatmak istiyorum. Çok güzel bir eser olmakla birlikte ne yazık ki çok üzücü ve haksız bir hikaye var ortada. Avrupa Akademik resminin en önemli temsilcilerinden biri olan Fransız ressam Paul Delaroche (1797-1856) bu olayı ayrıntıları ve göndermeleri ile güzel resmetmiştir. Kendisi sevdiğim bir ressamdır, sebebi ise tarihi olayları kendi yorumları ile güzel resmetmesi. Birazdan kendinizin de göreceğiniz üzere, en basitinden masum birinin gerçekten masum olduğunu sadece üstündeki renkler ile sade ve etkili resmetmiş. Bu tablo haricinde İngiliz Kraliyetiyle ilgili birden fazla harika eserleri de var, onları da başka yazılarda inceleyeceğimizden emin olabilirsiniz. Gelin bu olayı biraz daha yakından inceleyelim.

   Leydi Jane Grey, nam-ı değer 9 günlük kraliçe… Bu ismi sinemalarda duyduysanız şaşırmayın, çünkü çok fazla işlenilen bir konu olmakla birlikte bu isim çok fazla da kullanılmakta. Olaya gelirsek; İngiliz kralı VIII. Henry öldükten sonra tahta geçen VI. Edward 15 yaşında öldüğünde tahtı kuzeni Jane Grey’e bırakmıştır. Bunun yapılmasının en büyük amacı ise Katolik Kilisesi’nin İngiltere üzerinde olan etkisini azaltmaktır. Protestan olan Jane Grey ile bunun yapılabileceği umut ediliyordu. Ama ne yazık ki olmadı. Edward’ın üvey kardeşi Mary Tudor, bir dizi iftira ve entrika ile birlikte Katoliklerin desteğini alarak Leydi Jane Grey’i tahtan indirip onu idama mahkum ediyorlar. 12 Şubat 1554’de kafası kesilerek idam ediliyor. Burada önemli bir bilgi vermek istiyorum, Leydi Jane Grey böyle kapalı bir alanda değil, açık bir alanda idam edilmiş! Paul Delaroche neden böyle bir yorum katarak resmi yaptı diye sorarsanız ise, bir bildiği vardır demekten başka çarem yok 🙂 

   Birazcık tabloyu yorumlamak istiyorum. Jane, entrikalar ve iftiralar sonucu öldürülmüş bir kraliçedir. Kendisi hem tarih kitaplarında hem tarihçiler tarafından son derece masum görülmektedir. Paul Delaroche burada bunu, leydimizin giydiği elbise ile göstermektedir. Beyaz üzerine saten kıyafet onun masumluğuna ve masumiyetine göndermedir. Tarih kitaplarında bu hikaye anlatılırken leydimizin gözleri kapalı olduğu için kafasını koyacağı yeri bulamadığı ve birkaç kere eli ile aradığı belirtilmektedir. Tablomuz tam ama tam bu anı göstermektedir. Ele bakarsanız, gerçekten arıyor. Tahta bloğun altında buğday ve saman konulmuş, kanı emsin diye. Sağ taraftaki kişi ise cellat. Arkada perişan olan iki kadın görünmekte, bunlar da leydimizin mürebbiyeleri. Bir kadın kolona yüzünü ve ellerini dayamış bir şekilde ağlıyor. Diğer kadın ise perişan bir halde uzanmakla birlikte ellerinde bazı değerli takılar tutuyor. Bunlar ölmeden önce Leydi Jane Grey’den alınan ve belki de geriye kalan şeylerdir. 

   Eserin güzelliği, hikayenin acımasızlığı ve korkunçluğunun önüne geçiyor mu bu cevabı size bırakıyorum, ama ne olursa olsun harika bir eser ve tarihi eserdir. 1833 yılında yapılan bu eser İngiliz tarihinin kanıtıdır bir bakıma. Bu eser, Londra’da National Gallery’de bulunmaktadır. Yolunuz düşerse bu eser ile birlikte Kraliyet tarihi ile alakalı çok fazla eseri orada bulacağınıza emin olabilirsiniz. 

Eseri yakından incelemek isterseniz: Paul Delaroche | The Execution of Lady Jane Grey | NG1909

National Gallery’i Online Gezmek İsterseniz Link: Virtual tours | Visiting | National Gallery, London (3 seçeneğiniz var)

   Sanatla Kalın!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir