1984 Kitap Yorumu

by:

KİTAPSon EklenenlerYAŞAM

Herkese merhaba! Bugün sizlere George Orwell’in ünlü kitabı 1984 ile geldim. Daha önce Hayvan Çiftliği ve Paris ve Londra’da Beş Parasız kitaplarını yorumlamıştık. Bugün ise 1984 kitabına bakacağız. 1984 adeta bir kabus senaryosudur ama günümüzden çok farklı bir hayatı mı anlatır? İşte orası tartışılır. Gelin konusuna ve değerlendirmesine göz atalım.

George Orwell kimdir? diye merak ederseniz buraya tıklayınız.

1984 konusu

20. yüzyılın en etkileyici distopyalarından biridir. Resmen bir kabustur. Bireysellik yoktur. Zihin kontrol altındadır ve insanlar adeta makineleşmiş gibi yaşamaktadır. Düşünmek ve sorgulamak yasaktır. Büyük Birader ülkeyi yönetmektedir ve ona sorulmadan tek bir adım dahi atılmamaktadır.

Romanda 2. Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan bir ülkeyi ve düzeni anlatmaktadır. Romanın baş kahramanı Winston Smith bu düzene karşı tek başına ama büyük bir korkuyla savaşır. Düşüncelerin bile okunabildiği bir düzende, başkaldırı nasıl gerçekleştirilebilir? Herkesin korkudan en ufak bir hatayı dahi Büyük Birader’in adamlarına bildirirken sizce Smith ne yapacaktır?

Kitap bir ütopyayı anlatmaktadır ama ütopik olduğu kadar da gerçekçidir. Güncelliğini hiçbir zaman hiçbir dönemde yitirmeyeceğini düşündüğüm bir kitaptır.

Ülkelerin yönetimleri hakkında o kadar iyi eleştiriler barındır ki, hangi dönemde ya da yılda okursanız okuyun, ülkeleri yönetenler kim olursa olsun, her zaman bu kitabı okuduğunuz gün için yazılmış gibi düşünürsünüz. Bence zaten bu kitabın bu kadar duyulmasının sebebi de buradan kaynaklanır.

İyi okumalar dilerim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir